2019’un İlk İş Gününde Geride Bıraktıklarımız #inkjet

Adettendir; bir geçen yıl değerlendirmesi yapalım ve bir de gelen yıl beklentileri ekleyelim, yılın ilk iş gününde. Elbette Türkiye özelinde bir değerlendirme…

Malum P4 INKJETMAGAZINE inkjet temelli üç ana üç iş kolu ile yine inkjeti kullanan bir diğer baskı kolu olan 3D baskıya odaklanır. Bu üç ana iş kolu tekstil, endüstriyel baskı ve fonksiyonel baskıdır. Tabela işini bu değerlendirmenin dışında tutmamızın en önemli sebebi ise artık o pazarın iyiden iyiye değer çizgisini kaybetmesinden ötürüdür.

Bizim grup olarak tabela sektöründe profesyonel bir yayıncılığa başlamamız millenium yani 2000 yılına giriş ile başladı. Elbette tabela yani sign sektörünün geçmişi çok daha eski. Çok daha eski derken yüz yılı aşan bir geçmişten bahsettiğimizin altını çizelim… Ancak geniş format yazıcıların yaygınlaşması, inkjetin serigrafi ve boyama olarak isim verebileceğimiz gerçek tabelacılığın yerini almaya başlamasının tarihi Türkiye’de işte bu kadardır. Yani hepi topu yirmi yıl. Ancak teknolojinin çabuk eskime ve çabuk eskitmeye sebep olduğu gerçeği bu alanda da bir hızlı çöküşü beraberinde getirmiştir. Hızla gelişen mürekkep teknolojisinin çoktan solventten latekse geçiş yapmış olması ve solventi tarihin derinliklerine bırakmış olması gerekirken halen gerçek bir yöntem olarak kullanılıyor olması da bu çürümenin en önemli ispatı ve de sebebi olarak orta yerde durmaktadır.

Biz ülkemizde gelişim rekabetle büyüyor. Bu rekabeti de hemen her alanda olduğu gibi fiyatla yapmayı yani kolaya kaçmayı sevdiğimiz için de artık dış mekan baskı alanı üzerinde konuşulası bir alan olmaktan çıktı. Yani yüzyıllar süren bir tabela yazma sanatına karşılık bu tabelaları geniş formatlı yazıcılarda yani daha az emek ile boyama imkânı, sanatı ortadan kaldırdığı gibi işi de değersiz kılmış. Tam tersi olması gerekirken böyle olması da ayrı bir değerlendirme konusu. O yüzden solvent ekosolvent gibi giriş seviyesi dış mekan baskıları geride bırakalım. İç mekana gelince esas önemli büyümenin burada olduğunu söylemek gerekir ki gelişme halen devam etmektedir ve yüksek değer aslında buradadır. Çünkü iç mekanda işin içinde yeni mürekkep teknolojileri girmeye ve insanın kullanacağı ürünler için insana daha çok yakışan ve onu koruyan sonuçlara ulaşmaya odaklı devam etmekte. Bunun en önemli parçası ise 2018’in de en önemli gelişmesi sayılabilecek olan iç mekan dekor baskıları. Kullanılan teknolojiye geri dönelim:

Son bir yılın en önemli iş kolları dekor, endüstriyel baskı ve fonksiyonel baskı olmuştur. Bu alanda kullanılan en önemli mürekkep teknolojileri olarak 2018 UV mürekkeplerin ve kürlemenin parladığı yıl olmuştur. UV baskı dayanıklılık, farklı baskı altı malzemeler üzerine uygulanabilirlik avantajları ile inkjet-serigrafi rekabetinde inkjeti bir adım daha öne taşımıştır. UV mürekkepler aynı zamanda mukavim ürünler basma imkânı vererek endüstriyel baskıya da sağlam bir temel oluşturmuşlardır. Bununla birlikte iç dekorda UV mürekkep ile baskı yapan ve kürleyen makineler e 2018’in en çok konuşulanları arasında yerini aldı. Bu baskıcının farklı iş kollarına hizmet imkânı da verdi. Artık sadece reklam değil, mobilya, beyaz eşya, promosyon ve benzeri özelleştirilmiş ürünlerin tercih edileceği ya da seri üretimde hızın artırılma talebinin karşılığı oldu.

Elbette hızla büyüyen ve büyümesini devam ettirecek olan en önemli alanlardan biri de tekstil. Dijital tekstillerin halen birçok engelleri var. Bu engeller geleneksel tekstil baskı ve/veya boyama ile kıyas yapıldığında farkına vardığımız engeller. Dijital tekstilleri illâ bir yarış içine sokmayacaksak kendi iş alanı içinde göz ardı edilebilir engeller bunlar -ki son gelişmeler bunları da ortadan kaldırmaktadır. Dijital tekstilleri destekleyen başka gelişmeler de var. En önemlisi tüm sürecin otomasyonu. Yani dijital basarken geleneksel yöntemlerle ön ve son işlemlerin yapılmak zorunda kalınmaması için geliştirilen teknolojiler. Bunlar kesimden mürekkebe, ön hazırlamadan son yıkamaya uzanan birçok prosesi içeren geliştirmeler. Tekstil dediğimiz anda aklımıza ilk geliveren giyim sanayiinin dışında dijital tekstillerin en büyük katkısı aslında iç ve dış mekan giydirmelere olmuştur. Yumuşak tabela olarak Türkçeye bire bir çevirilebilecek olan soft signage kavramını hayata dahil eden dijital tekstil baskısı üstteki paragrafta değindiğimiz tabela sektörünü amansız rekabetten çıkaracak yeni bir alan oluşturarak yardımcı olmuştur.

Gelelim Türkiye’yi bir parça daha az meşgul eden fonksiyonel ve endüstriyel baskıya. Daha az meşgul etmesinin sebebi ise bu baskı teknolojisine yatırım yapanların daha büyük ölçekli işletmeler olması. Burada belli bir fabrikaya sadece baskı hizmeti verebilecek bir sistemin verimli olmaması aslında bir avantaj. Seri üretim bandındaki bir ürünün mesela bir çamaşır makinesinin ön kapaklarını dışarıda basalım nakledelim demek çok akıl kârı değil. Mümkünse bu işlem üretim bandı üzerinde üretimin bir parçası olarak yer almalı. Tek başına baskı fazlaca bir anlam taşımayabilir. Bu baskı imkânı tüm üretimi yöneten sürecin bir parçası olarak daha büyük bir iş akışının içinde yer almalı. Ancak bugün büyük projeler halinde ilerleyen bu alanın giderek daha fazla fabrikada yer alması kaçınılmaz. Sebep ise basit. Daha düşük maliyetli üretim. Stok. Nakliye vb. maliyetlerden kaçınmaya yardımcı olarak tabii.

Gelelim iç pazardaki oyuncularımıza. Türkiye olarak bu açıdan herhangi bir Avrupa ya da Asya pasifik ülkesinden farklı değiliz. Tüm büyük üreticiler fabrikaları ile olmasalar da daha önemli bir alan olan teknik destek yani satış sonrası hizmetleri ile ülkemizdeler. Yani ithalat, nakliye, kurulum  ve satış sonrası için problemimiz yok. Hatırlayalım, EFI Türkiye’de, Mimaki Türkiye’de, Fujifilm Türkiye’de, HP Türkiye’de, Canon Oce Türkiye’de, Epson Türkiye’de, Ricoh Türkiye’de, Roland DG Türkiye’de, Summa Türkiye’de ve şu an aklıma gelivermeyenler de öyle. Yani yatırım kararı verirken ve yatırım yaparken ve yatırım yaptıktan sonra pazarda bilgi ve sonuca ulaşmakta çok rahatız. Teknolojileri kendi işlerimize göre kıyaslarken kendi işimize en uygun çözümü ararken işimiz çok kolay. Ama nedense yatırımcının önemli bir kısmı –kaç para? Sorusunu sormakla yetindiği için bu durum sadece gerçekten katma değer sağlayacak yatırımcılar açısından önemli.

İç pazarda marka ve teknoloji seçimleri her yıl farklılık göstermekle beraber lider tedarikçimiz genelde pek değişmezdi 2018’e gelene kadar. 2018’de en çok yatırım yapılan markamız değişti mesela. Bunda en önemli sebep ise Türkiye yatırım yapmaları oldu. Bir de çok farklı mürekkep teknolojisi içeren birçok yazıcıyı sunabilmeleri diğer avantajları oldu. Bu son üç cümleyi bir tek marka için yazmıyorum. En az iki marka Türkiye’deki dengeyi değiştirdi geçtiğimiz yıl.

2019’a gelince. Yatırım kararları askıda. Pek çok baskıcı bayrak, afiş vb. promosyon malzemeleri kullanmayacağız diyen siyasi partilere kızsa da o alan için bu tip baskılar için öngörümüzü daha en başta belirtmiştik. Gerçekten buram buram solvent kokan plastik esaslı folyolarla dolu bir çevre istemiyoruz. Ha bir de ışıklı tabelalar. Kırmızı, beyaz yanıp sönen ışıkları ile yan yana iki dükkanda kullanıldığında bile ciddi bir görüntü kirliliğine yol açıyorlar, LED kullanıcısı tabelacılarımızı biraz daha fikir geliştirmeleri yönünde teşvik etmek gerekecek. Yatırım kararlarının askıda olmasının seçim öncesi alınan kararla ya da seçim sonrasının ne olacağına dair belirsizlikle ya da ışıklı tabelaların ucuz ve kolayca üretilebilir olması ile alakası yok. Hemen her sektörde olduğu gibi inkjet yatırımcısının da şimdilik kararı nakitte kalmak. Mümkünse hiç harcama yapmamak. Düşen cari açık rakamı bunun en önemli göstergesi. Yatırımlar şimdilik beklemede en azından acil olanlar hariç. Elbette tedarikçiler alternatif yatırım yöntemleri, kampanyalar, indirimler, sabitlenmiş kurlar ve benzeri yollar denemeyi sürdürecekler ancak gerçekten herkesin tekrardan yatırım projelerini raftan indirmesi için siyasi iradeye yönelik tehditlerin sona ermesi gerekiyor. Bu tehditler de içerden gelmiyor maalesef. Sadece içerden destek buluyor. Yine de 31 Mart sonrası daha stabil bir kur rakamı yakalanabileceği herkesin mutabık olduğu bir konu ve aslında o rakamın ne olacağı da çok önemli değil, önemli olan hızlı bir zıplama ya da geri gelme olmayacağı beklentisinin realize olması.

2019’da UV baskının büyüyeceği bir yıl olacaktır. Çünkü yatırıma hevesli ve belki de mecbur sanayi kollarının baskıcılardan başkası olması bunun en önemli sebebi. Ve tabii dijital tekstiller de en azından iki haneli büyümesini sürdürecektir. Özellikle yeni mürekkep geliştirmeleri bu alanı destekleyecektir. Endüstriyel tekstil baskısında da bir büyüme kaçınılmaz görünmektedir.

Tüm bunların hilafına gerilemesi beklenen serigrafinin de belki bazı alanlarda kan kaybetmesine rağmen kendine farklı pazarlar bulduğunu ve bir de teknolojik gelişimine yatırım yapmayı sürdürdüğünü unutmayalım.

İyi yıllar…

 

 

 

#inkjet #yeniyil #UVbaski #dismekan #icmekan #endustriyelreklam #dijitaltekstil