Tüm Markaları ile Büyüyen Bir Şirket

0

Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz, şirketin hitap ettiği pazarları değerlendirirken pazarın ve Lidya Gurubun büyüdüğünü bu büyümenin ise tüm kanallarda ve tüm markalarla birlikte gerçekleştiğini anlatıyor. Öz’ün Dijital baskı pazarının geliştirilmesine ve büyümesine yardım edilmesi için ipuçlarını MATBAA&TEKNİK okuyucuları ile paylaşan bu özel haberimizi aşağıda ilginize sunuyoruz. İyi okumalar…

Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz, şirket stratejilerini pazarın taleplerine göre şekillendirdiklerini söylüyor. Talebe cevap verme yükümlülüğümüz var diyen Öz, “İhtiyaçları doğru tespit etmek zorundayız ve tüm ihtiyaçlara cevap verebilecek geniş bir ürün/marka portföyüne sahibiz”, diyor ve ekliyor:

“Aslında en zor kısım bu. Sonuçta tabakadan başlıyoruz. Buna geniş formatı ve endüstriyel baskıyı ekleyip sonra da kendi markası ile markalaşma gerçekleştirip A4’den beş metreye, 15 cm kalınlığa kadar her malzemeye basan bir segment oluşturmak çok ciddi bir know how gerektiriyor. Çok iyi yapılanmak ve kadrolara bunu benimsetmek gerekiyor. Lidya Grup’un en avantajlı yönünün bu zorluğu başarabilmek olduğunu düşünüyorum. Organizasyon yapımızı çok geliştirdik ve halen geliştirmeye devam ediyoruz.”

 

“Tüm süreci otomasyon ile yönetiyoruz”

“Kurulduğumuzdan beri işimizi otomasyonla yapıyoruz. Bana göre otomasyonda birinci kritik konu servis olmakla beraber Lidya Grup sadece servisi değil; tüm operasyonu otomasyonun içine almış bir şirkettir. Bence insan faktörünü en fazla minimize edebilen şirketiz. Amacımız yaptığımız işi doğru ölçmek ve geliştirilmesi gereken yerleri tespit edip geliştirmeye çalışmak. Sonuç olarak otomasyonu kullanarak son kullanıcıya daha iyi hizmet ulaştırmak için yapılabileceklere ulaşıyoruz. Tabii ki rekabette öne geçmek artı değer oluşturmak bunun içinde yer alır. Bu temel çok önemli ve biz işimizi bu temelin üzerine inşa ediyoruz. Şu anda dört marka temsil ediyoruz ama Lidya’nın masasında, gündeminde farklı teklifler oluyor. Ama Lidya bu konuda ince eleyip sık dokuyan şirkettir. Organizasyonumuza en iyi adapte olabilecek bir marka olursa buna evet diyoruz.”

Lidya Grup Xerox, Epson, Efi gibi global çok önemli üç markanın yanı sıra kendi markası Sutec ile de pazara hizmet götürüyor. Her ne kadar ekonomik koşulların durağanlaştırdığı bir dönemde olduğumuzu düşünsek de Lidya için durum böyle değil. Öz, çok iyi başladıkları bir yılı çok daha iyi bitireceklerine olan inancını ortaya koyuyor:

 

Tüm markalarda iyi başlayıp iyi bitirmek

“2021’in ilk çeyreğinde 2020’nin son çeyreğinden gelen bir hızla süper bir başlangıç yaptık ve bu çeyrekte dört marka da çok iyi yol kat etti. İkinci çeyrek beklentimizin altında geçti maalesef. Temmuz Ağustos zaten Türkiye ekonomisinin en düşük sezonudur ve beklediğimiz gibi öyle geçirdik. Son dört ayı ise hızlı, hareketli, satış grafiklerinin yükseleceği, servis yoğunluğunun artacağı bir dört ay olarak bekliyoruz.”

 

Efi, Sutec, Epson ve Xerox

“EFI çok yakın zamanda yeni bir ürün lansmanı yaptı. O ürünü ilk alanlardan birisi biz olduk. Bize göre Türkiye’de muazzam bir başarı sağlayacaktır. Hibrit 3,2 metre ve fiyat performans olarak muazzam rekabetçi yeni bir ürün. Ekim’de lansmanını yapacağız. Bu ürünün başarısı yüksek olacak.

Sutec’te ürün ailemiz genişliyor. Sıfırdan bir marka oluşturduk. Sindire sindire geliştirmek istiyoruz. Tüm segmentlerde bir anda ürün sunmak yerine belirli segmentlerle ürün çıkararak adım adım ilerleyeceğiz. Şu anda ürün ailesi sekize ulaştı. Önü en açık marka Sutec görünüyor. Pazardan çok iyi cevap alıyoruz. Lidya’nın ismi ve garantisi oldukça değerli olduğunu görüyoruz. Yeni ürün olmasına rağmen Lidya isminin verdiği güven ile rahatlıkla yatırım kararı verilen bir markamız haline geldi.

EPSON ise bu iniş çıkışlı süreçten en az etkilenen markamız diyebiliriz. Çünkü EPSON dünyanın en önemli baskı kafası üreticisi. Globalde de açık farkla standardı tartışılmayan bir markadır.

Xerox’a gelirsek ofis pazarı muazzam bir rekabet içinde ve Türkiye’de de globalde olduğu gibi büyüyemiyor. Endüstriyel baskıda ise büyüme potansiyeli var. Xerox’da bizim bir bayilik sistemimiz var. Lidya yirmi üç ile bakıyor. İstanbul’da ise sadece Anadolu yakasına bakıyorduk. Şimdi bütün İstanbul’a servis satış yetkisini aldık. Şimdi bunun alt yapısını hazırlıyoruz ve Avrupa yakasındaki müşterilere de çözüm sunmaya başladık. İlk sekiz aya baktığımızda en yüksek büyüme Xerox’tadır.

 

Pazarı büyüten uygulamalar

Öz, geniş format pazarının büyüme potansiyelinin devam ettiğini, söylüyor. “Tüketim oldukça varlığı ve büyümesi devamlılık gösterir” diyen Öz’e göre büyümenin sırrı uygulama ve iş yapma biçimindeki geliştirmelerde:

“Bir pazar ne kadar olgunlaşırsa olgunlaşsın talebi sıfır olamaz. Kaldı ki geniş format bence  olgunlaşmış bir pazar değil. 84 milyon insan tükettiği müddetçe bu pazar var olur. Büyüme potansiyeli var ve bu potansiyeli kullanım alanları şekillendiriyor. Mesela duvar kâğıdı. Muazzam büyük bir sektör. Duvar kağıdının dijitalleşmesi çok yeni. Üstelik sadece iç pazar tüketimi olarak da düşünmeyin. İç pazardaki payı henüz çok düşük. Tüketim alışkanlığına bağlı olarak ciddi bir büyüme potansiyeli var.”

 

E-ticaret ve dijital sınırları ortadan kaldırıyor

“Bir müşterimiz Amerika’ya çevrim içi duvar kâğıdı basıyor mesela…  Son süreçte Türkiye’de en popüler iş, e-ticaret ve dijital baskıya yansıması bence muazzam. Bir diğer örnek fotograf. Fotograf çekiminde analogtan dijitale geçişte mobil cihazların yardımıyla kişisel kullanıcıların neredeyse tamamı fotoğraflarını telefonları ile çekiyor ve saklıyor. Bunun sonucunda şimdi baskıyı satın almaya başladık. Özellikle Türkiye’de iki çok iyi örnek var ve foto kitap işinin bana göre çok daha fazla büyüme potansiyeli var. Dünyadan örnek vereyim. Amerika’dan fotoğraf baskısı ve diğer baskılarını çevrim içi satan bir şirketin cirosu 2,5 milyar dolara ulaştı. İngiltere’ye bakalım. Bu işle uğraşan yani sadece fotoğraf basıp çevrim için satan bir şirketin geçen yıl ki cirosu 116 milyon pound.”

 

Uygulama örnekleri arttıkça pazar da büyüyecektir.

“Mesela, Epson’un SureColor – S80610 makinesi var. Renkleri muazzam. Sadece fotoğraf değil duvar kâğıdı için de öyle. Türkiye’de dokulu duvar kâğıdı üretimi yok. Birim metrekare fiyatına bakınca üretim maliyeti konvansiyonele göre neredeyse yirmi de bir. Bu makinede üretebilirsiniz. Özetle geniş format ile büyüme potansiyeli farklı ve yeni geliştirilen uygulama fikirleri ile artıyor. Sınır yok. Lidya Grup’un stratejisi de bu. Elimizdeki ürün gamı ile senin işine nasıl katkı yapabiliriz, işini nasıl büyütebiliriz, bunu planlıyoruz. Bana göre herkes her ne basarsa bassın e-ticareti gündemine almalı. E-ticaret geri dönülemez bir rotaya girdi. Tabii ki fiziki satış bitmez ama performans, çeşit, hız fiyat performans karşılaştırması gibi faktörleri göz önüne aldığınızda çevrim içi satışta daha efektif yapabilirsiniz.”

#lidyagrup